• Barokart

    DESTEK MERKEZİ
    0850 221 0 500

  • E-Tahsilat Uygulaması
  • Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
    2016/9533 E., 2016/19526 K., T. 22.09.2016

    ÖZET: Dava ihalenin feshi istemine ilişkindir. Borçlunun usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece duruşma açılmaksızın şikâyetin gider avansının yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraflar davet edilip beyanları alınmadan, varsa gösterecekleri deliller toplanmadan dosya üzerinden inceleme yapılarak sonuca gidilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Mahkemece gider avansının eksik olduğunun anlaşılması halinde, tamamlattırılması için HMK'nın 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, ancak o takdirde dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. Mahkemece anılan yasal düzenlemelerin gereği yerine getirilmeden ve borçluya usulüne uygun şekilde kesin süre verilmeden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.


    Yargıtay 10. Ceza Dairesi
    2009/2569E., 2012/82K., T. 10.01.2012

    ÖZET: Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. Maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilebileceği gibi, altıncı fıkra yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüştür. Uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlarına bağlı olarak sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerekmektedir. Öte yandan, uyuşturucu madde kullanan sanık hakkında, hangi seçenek kabul edilirse edilsin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması zorunlu olup, bunların uygulanıp uygulanmaması yönünden mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır.


    Danıştay 13. Daire Başkanlığı
    2016/541E., 2016/1005 K. T. 07.04.2016

    ÖZET: Davacı tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü'nce 30.04.2015 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen "Karayolları .. Bölge Müdürlüğü O-1, O-2 ve O-3 Otoyolları ve Bağlantı Yolları Aydınlatma Sistemlerinin Bakım ve Onarımı" işi ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu'nun 29.07.2015 tarih ve 2015/UH.IV-2111 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi'nce; ihaleye katılan başka bir isteklinin şikâyet başvurusu üzerine ihaleyi yapan idare tarafından alınan düzeltici işlem kararı sonrasında, kesinleşen ihale kararının bildirimine ilişkin EKAP duyurusunda, davacının menfaatini etkileyen bu işleme karşı İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 10 gün içerisinde doğrudan 'na itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceğinin bildirilmediği, aksine aynı süre içinde şikâyet başvurusunda bulunabileceğinin bildirildiği, dolayısıyla ihaleyi yapan idarece davacının yanlış yönlendirilerek Anayasa'nın 40. maddesine uygun olarak bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.


    Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararları
    Başvuru Numarası: 2014/17949
    Karar Tarihi: 18/1/2017

    ÖZET: Başvurucu 26/2/2008 tarihinde işçilik alacağının tahsili talebiyle dava açmıştır. İstanbul 8. İş Mahkemesi 24/6/2010 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27/2/2013 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece 26/11/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 1/7/2014 tarihli ilamı ile onanmıştır. Anılan ilam başvurucuya 14/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.